Create a free blog, web site, photo album, guestbook, earn money, share things with your friends!
Login | Sign Up 
derya'nın sitesine hoş geldiniz!

ÇİLEK




Kendilerine özgü nefis aromaları ve zengin vitamin içerikleri nedeniyle en çok tercih edilen meyveler arasında yer alan çilekler dünyanın hemen hemen her yerinde (Kuzey Kutbundan Tropiklere kadar) yetiştirilebilmektedir. Dünyanın çilek üretimi 3.165.314 ton olup her yıl bu üretimde önemli artışlar meydana gelmektedir. Bu meyvenin üretiminde önemli üretici ülke ABD olup üretimin yaklaşık %.26.4ünü karşılamaktadır. Geri kalan üretimin büyük bir bölümü ise Avrupa ülkelerinde özellikle İspanya, Polonya, İtalya, Türkiye, Fransa ve Almanya’da olmaktadır. Türkiye ise 120.00 tonluk üretimiyle dünyada 7. sıradadır.


Tablo 1. Dünya Çilek Üretimi

Ülkeler Üretim (1000 ton)
ABD 835.300
İspanya 262.500
Japonya 208.000
Polonya 160.000
İtalya 158.774
Meksika 150.261
Türkiye 120.000
Almanya 110.000
Fransa 56.000
Diğer 1.104.479
TOPLAM 3.165.314

(FAO, 2003)

Ülkemizde de çilek yetiştiriciliğine olan talep yıllar itibariyle artmaktadır. Nitekim 1986’da 5000 ha alanda 35.000 ton olan çilek üretimimiz 2002 yılında 9500 ha alanda 120.000 tona ulaşmıştır (Tarımsal Yapı ve Üretim, 2001). Dünyada major üretici ülke olan ABD’de 1986 yılından bu yana artış % 80.66 iken ülkemizde bu artışın % 242.85 olduğu görülmektedir. Böylece çilek yetiştiriciliğinin ülkemizdeki artışı açıkça görülebilmektedir. Ülkemizde çilek yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı iller sırasıyla İçel, Bursa, Aydın,İzmir ve Antalya’dır. Özellikle son yıllarda öteki illerde de artışlar görülmektedir. Bu artışın başlıca nedenleri; çilek yetiştiriciliğinin küçük büyük aile işletmeciliğine uygun olması, bitkinin iklim ve toprak adaptasyonunun yüksek olması, birim alandan yüksek kar elde edilmesi ve meyvelerin çok fazla tüketim alanına (taze, meyve suyu, likör, jöle, reçel, marmelat, şarap, dondurma, yoğurt, şurup ve konsantre aroma maddesi) sahip olmalarıdır.
Çilekler pomolojik olarak üzümsü meyveler grubunda yer alırken, botanik sınıflamada Rosales takımı Fragaria cinsine girmektedir. Bu cinse giren 40 tür olduğu belirtilmesine karşın şimdiye kadar 17 tür botanik olarak tanımlanmış ve sınıflandırılmıştır. Bu türler ploidy düzeylerine göre 9 diploid, 3 tetraploid, 1 hekzaploid ve 4 oktaploid olmak üzere 4 gruba ayrılır. Ticari olarak yetiştiriciliği yapılan kültür çileklerinin büyük bir bölümü oktaploid olan F. X ananassa türüne girerler ve bu tür 2 yerli Amerikan türünün (F. chiloensis X F. virginiana) melezlenmesi ile elde edilmiştir (STAUDT, 1989).
Maas ve ark., (1996) 100 g taze çilek meyvesinin bileşiminde 92 g su, 0.6 g protein, 0.4 g yağ, 7.0 g karbonhidrat, 0.5 g lif, 0.4 g kül, 166 mg K ile iz miktarlarda P, Ca, Mg, Fe, Na, Mn ve Cu olduğunu ve 57 mg C vitamini, 522 mg aminoasit içeriğine sahip olduğunu belirtmişlerdir. Araştırıcılar çilek meyvesinde kolesterol olmadığını önemle bildirmişlerdir. Kültivasyon, çeşit, gübreleme, bölge ve hava koşulları, örnekleme zamanı ve olgunluk derecesi de önemli derecede çileklerin besin maddesi içeriğini etkileyebilmektedir (Hakala ve ark., 2003). Ayrıca çilekler insan sağlığı açısından belirtilen özelliklere sahip olmaları nedeniyle milyonlarca insanın diet programlarında yer almaktadır. Meyve ve sebze tüketimi kalp hastalıkları ve kanser riskini azaltmaktadır. Bu iki hastalığın serbest radikallerin insan vücudundaki lipidler, proteinler ve DNA ile oksidatif reaksiyonu ile başladığı kabul edilmektedir. Bundan dolayı mantıken antioksidanların tüketiminin arttırılması bu durumu azaltır; en azından geciktirir. Üzümsü meyvelerin antioksidan içeriğinin yüksek olması nedeniyle birçok üzümsü meyvede çeşitli bileşiklerin insan sağlığına etkileri hakkında çalışmalar yapılmaktadır (Steward, 2003).
Çilekler zengin C vitamini kaynağıdırlar. Çileklerde askorbik asit içeriği diğer antioksidanların aktivitesiyle korelasyon halindedir (r =0.940). Askorbik asit ayrıca dolaylı olarak birçok oksidatif ve indirgen enzim sistemine yardım etmektedir. Ayrıca glutathone ve E vitamini gibi diğer biyolojik olarak önemli antioksidanların azalması durumunda üreme yeteneğine sahiptir. C vitamininin biyolojik fonksiyonu elektron verebilme yeteneğine bağlıdır. Bu da biyokimyasal reaksiyonlarda hücre içi ve hücreler arası kuvvetin azalmasını sağlamaktadır. Ayrıca E vitamini gibi oksijen toksisitesinin azalmasında ve mide kanserini önlemede nitrit tutulmasında önemli rol oynamaktadır (Wang ve ark., 2002).
Perez ve ark., (1997) taze bazı meyve ve sebzelerin yüksek düzeyde askorbik asit içermeleri yanında bu özelliğin tür ve çeşitlere göre farklılık gösterdiğini belirtmişlerdir. Bode ve ark. 1990 ; Anberg ve ark. 1993 te ise organik asit ve şekerler her ne kadar stabil özellik gösteriyorlarsa da C vitamininin stabil olmadığını belirtmişlerdir.
Çilek ıslahının esas amacı erken ve kaliteli meyve üretimini sağlamaktır. Çilek çeşitlerinin ticari kabulü ise toplam ürün gibi ürün özelliğine, meyve iriliğine, meyve şekline ve üretilen meyvelerin satılabilirlik kalitesine dayanmaktadır. Meyve sertliği, SÇKM ve organik asit yeme kalitesine karar vermede üç önemli kriterdir. Fazla sertlik aromanın algılanmasında olumsuz etki yapmasına rağmen yeterli sertlik derim ve taşıma esnasında meyve kalitesi açısından temeli oluşturmaktadır. Meyve suyunun çözünebilir kuru madde kısmı temel olarak şekerden oluşur ve bu duyusal tatlılıkla ilişkilendirilir ( Deuwer ve ark., 1967). Organik asitler ise hem tadı hem de renk yoğunluğunu etkiler ( Sistrunk ve ark., 1978). Tüketici kabulü büyük oranda SÇKM ile asitlerin dengesine bağlıdır.
Bu çalışmanın amacı bazı yerli, Avrupa ve Amerika kökenli çilek çeşitleri ile umutlu melez çilek genotiplerinde verim ve meyve kalite kriterlerinin fenolojik ve pomolojik olarak belirlenmesidir.


Date: 25 June 2007, Monday
Comments (0) | Add Comment



Comments (0)

Add a new comment:
Name:
E-Mail:
Your website (if you have):
Your Message:
Security Code:

Sponsor


Archive

2007 (6)
 June (6)

My Photos

Inube Slide Show


Search